31 Ocak 2015 Cumartesi

Naneli Tarçınlı Lipton

 
Tarçından dolayı tatlı, naneden dolayı ferah olan bir çay. Lipton'un bir ara çıkardığı piramit çay serisinden...
Bugünkü dekorumuzda bir uçak, bir yarasa dinazor ve bir de turistik kupamız var. Demek ki etiketimiz kupa ve çay olacak.
Nesneleri her hangi birer eşya olmaktan çıkaran, estetik bakış açısıdır. O yüzden benim bloğumun yalnızca kozmetik ve makyaj bloğu değil, aynı zamanda sanatsal, estetik veya sırf ben hoşlandığım ve güzel bulduğum için burada yer alacak türlü nesnelerden oluşan bir blog olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. Blog başlıklarımdan da anlaşılıyor bu elbette. Makyaj var çünkü renkleri seviyorum, kupalar var çünkü şık kupalar hoşuma gidiyor, kahve var, değişik kahveler denemeyi çok severim, kitaplar vazgeçilmezimdir, türlü türlü nesneler var, çünkü hayatımdalar ve burası da benim günlüğüm...
 
 
Eh bu da çay işte...
Bitki çayları, demleme siyah çay, poşet çaylar... Seviyorum ve paylaşıyorum.
 
Naneli tarçınlı gerçekten güzel bir deneyimdi. Aslında nane ve tarçını bir arada denemek cesaret işi bence. Yani Lipton bu çayı çıkarmasa, evde asla denemeyeceğim bir kombinasyon :) Ama güzel olmuş gerçekten. Arka kapak yazılarına  şöyle bir göz atalım (sanki kitap :)))
 
 
                        Afiyet olsun....

30 Ocak 2015 Cuma

Kent Boringer Kahve

 
Dağlara nazır son günler... Son kahveler içiliyor, içler fena halde acıyor. Ama olsun, fotoğraflar sayesinde bazı anlar ölümsüz kalıyor. Çok özlerim sizi dağlar...
 Kahvemiz, Kent Boringer diye bir markanın. Geçtiğimiz senelerde piyasada şansını denemişti. Uzun zamandır rastlamıyorum hiç bir yerde. İkisi bir arada kahvelerinin yanında kupa veriyordu o zamanlar. Bu kupa da oradan :) Etiketlerimiz rengini verdi öyleyse; kupa ve kahve olacak.
 
Kupalar, kahveler, tepsiler, tablolar, küpler, masalar, sehpalar, lambalar, minderler ,halılar, kitaplar, çiçekler, süsler püsler... Dahası şık ve dekoratif her ne varsa, yer alacak bu blogda. Yüksek düzeyde estetik duygularla hazırlanan içeriklerimiz böyle...Keyif almanızı dileriz...
 
 
Gelelim Boringer'e...İkisi bir arada kahveler arasında tadı favorim, bu kesin. Yumuşak içimli güzel kahve. Ama hiç kusura bakma Kent Boringer, dağların yanında lafın bile olmaz. Sen bir çekil kenara... :)

29 Ocak 2015 Perşembe

mistik chai

 
Mistik Chai çoktandır sırasını bekliyordu. Hastalığıma denk geldi tanıtımı. Normalde içine biraz süt katıp içerdim. Ama şimdi bol süt, biraz sıcak su ve birkaç kaşık zerdeçal eşliğinde içiyorum. Boğazım ağrıyor çünküüüü...
 
Neyse efendim biz mistik'imize devam edelim. Doğuş çayın en
harika çayı bence. Demleme şekli olarak içine ''süt koyabilirsiniz'' önerisinin üstünde yazdığı belki de tek çaydır.
 Peki neden süt?
Çünkü tadı ve aroması Uzakdoğu kültürlerinin esintilerini taşıyan bir çay. Yogilerin (Yoga üstadları) içtiği çay da sütle ve baharatlarla hazırlandığı için, mistik çayı içerken de sanki birazdan meditasyona başlayacakmışsınız gibi hissediyorsunuz . Sanırım bu yüzden adı mistik çay. Hint mistiklerinin çayı :)
 
İçeriğinde, gerçekten iştah açıcı ve seçkin baharatlar var. Adlarını okumak bile güzel hissettiriyor. Şöyle:
 Siyah çay, tarçın, böğürtlen yaprakları, zencefil, vanilya aroması, hindiba kökü, karanfil,
meyan kökü, kakule meyvesi, karabiber.
 
 
Aşırı büyük kupalarımızdan mavili olan gözünüzden kaçmamış :))) Bu kupanın eşini hangi konu başlığındaydı hatırlamaya çalışıyorum şimdi :) Hah buldum! Dokuzlu Çay ve Aşırı Büyük Kupa! :)))
 

28 Ocak 2015 Çarşamba

Bitti Gidiyor! 1

Bitenler çekmecem dolmuş, ben de hemen boşaltayım dedim. Tabi neler bitmiş, tek tek saymadan çöpe yollamayalım :) Bu blog v.s. paylaşım işleri henüz icat edilmemişken de ben biten ürünleri öyle pat diye çöpe atamazdım hiç. Kenarda köşede biriktirir, toptan atardım. Sonra da deli miyim ne!? derdim kendi kendime :)))
Halbuki delilikten falan değil. Biten ürünün deneyimini
unutmamak ve ona her baktığımızda hatırlamak için aslında bu hoşumuza gidiyor. Hem nolmuş canım, bütün delilikler böyle olsun, can kurban :)))
 
 
Bu Midsummer parfümünün roll-on deodorantı. Oriflame'in kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı ürettiği parfüm serisi, Midsummer Woman'ın yani. Parfümünü çok beğenirim. Böyle nasıl desem taze alıç kokusu gibi. Oriflame'in İsveç klasiği olan kokularından. 15 yıldır falan kataloglarının kült ürünü sanırım. Ama özellikle roll-on'unu almak benim seçimim değildi. Parfümün hediyesiydi galiba. Parfüm evet ama roll-on'u sevmedim. Gereksiz buldum. Neyse ki bitti. Tekrar almayı düşünmem.
 
Garnier'ın kullandığım ilk kremiydi bu.
krem denemez aslında. Zaten ''24 saat günlük nemlendirici-canlandırıcı'' diyor üstünde. Bu ürün aslında tam da gün içinde yüzümüzü ıslatıp nemli tutmak için sıktığımız yüz spreylerinin etkisine sahip. Nemli, ıslak bir his...Ardından puf, uçup gidiyor. 24 saat etkili oluşuna katılmıyorum. Sık sık tazeleme ihtiyacı duyuyordum çünkü. Güzel bir ürün olabilir ama bana hitap etmiyormuş demek ki. Tekrar bu jel kremden almam.
 
Tender Care Balm'ın sade ve kokusuz olanı.Bitti ve gidiyor. Sadesini bir daha alıp kullanacağımı sanmıyorum. Kokulu olanlarının her birinin kokusu müthiş! Buram buram kokuyor... Ben de bu balmın değişik aromalara sahip dört tane, rengarenk versiyonları var artık. Neler mi??? İşte burada, bakın:)
  
Dr.Baumann'ın bu ürünü, selülit losyonu. Benim fikrimce selülitle mücadelede ne krem sürdüğünüzden çok nasıl masaj yaptığınız daha önemli. O yüzden ister pahalı, ister ucuz bir losyon olsun, krem bahane, masaj şahane :) Bu ürünün kokusunu beğenmedim hiç. Rahatsız edici. Sanki denizin dibindeki bütün yosun tutmuş deniz kabuklarını ezmiş, suyunu çıkarmışlar, ardından da losyon haline getirmişler :))) Aşamaların bu şekilde olduğunu sanmıyorum tabi ama benim algılayışımda bu koku böyle :) Aslında kötü kokuyorsa faydalıdır diye de düşünebiliriz...İlaç kullanırken bu psikolojideyizdir ya hani :)
 
Bu da arka yazıları, meraklısına...
Arkasında gözlerle temasından korumak için elleri, losyonu sürdükten sonra mutlaka yıkamak gerektiğiyle ilgili ciddi uyarılar var. Yok, yok...Güzel, kaliteli ürün bu. Ben kıymetini bilemedim :)
 
Oriflame'in Time Reversing Serisinden çıkardığı göz çevresini aydınlatıcı (eye illuminator cream) kremi. 55 yaş üstüne özel çıkardığı bir seriden olduğu için nedense bu kremin Oriflame'in en kaliteli göz kremi olacağını düşünüp aldım. (İleri yaşlara daha çok bakım yapan ürünler çıkarıyorlar diye bir ön yargıyla). 15 ml'lik bir hayal kırıklığıydı benim için... Pudralı gibi bir rengi var. Göz çevresine sürdüğünüzde beyaz bir çerçeve oluyor gerçekten de. Ama bakım yaptığını, göz çevremi beslediğini hissetmedim. bu ürün bir daha alınmayacak. En azından 55 yaşıma kadar :))
 
Avon vücut losyonlarından, deniz yosunu ve sıkılaştırıcı kompleks içereni. Kokusu çok hoştu. Ama vücut losyonu olduğunu hatırlamak ve benim gibi amacının dışında kullanmamak gerekiyor. Masama koyup, arada bir ellerimi nemlendiririm diye düşündüm. Sıvı kıvamlı bir losyon olduğu için bu şekilde kullanımı hiç pratik olmadı. Elinizde tamamen emilmesi için uzun süre ovmanız lazım...
 
Rossmann'ın ayak kremi. Bu ürün maalesef tam olarak bitirilemeden çöpe gidiyor. Çünkü kokusu değişmeye başladı.
 
Oriflame'in kış sezonuna özel çıkardığı ''weather protective'' kremiydi. Kakao içeriyordu ve çok hoş kokuyordu. Kıvamı çok yoğundu ve yağlıydı. Çok severek kullandım. Yüz ve vücut için kullanılan bu kremi yüzüme bol bol sürdüm. Olsa tekrar alırdım, ama sezonluktu bu. Her sezon yenileniyor bu seri ve bunu bir daha çıkarmadılar. 150 ml'lik kavanozu var, uzun süre dayanıyor.
 
Şöyle bir bakıyorum krem krem krem...Biten bütün ürünler krem, losyon...Biten ruj, biten far, biten allık istiyorum! Onlar hiç bitmiyor ya :)
Neyse biten bir far var nihayet :))
 
Oriflame Pure Colour Tekli Göz Farı'ndan beyaz renklisi. Bu farı sevdim. Çünkü beyaz far almaya kalktığınızda bir çoğunun sedefli olduğunu görüyorsunuz. Halbuki bu far mattı ve tam istediğim gibiydi. Benim beyaz farlar hemen biter zaten. Başka renkler bitmiyor bir türlü yaaaa :))
 
Bu da az önceki kış kreminin eşi olan bir ürün; nemlendirici yüz maskesi. Beyaz ve yoğun krem kıvamlıydı. Yüzümü duruladığımda çıkmayan ve yüzümü saran bir tabakası mutlaka kalıyordu. Güzel maskeydi gerçekten...
 
 
Bu da biten parfüm...Far Away Bella. İstisnasız herkesin seveceğini düşündüğüm bir koku. Severek kullandım. Mandalina, manolya ve Hint baklası imiş notaları. Yoğun çiçeksi bir kokusu var. ama tekrar tekrar kullanmayı düşünmüyorum. Bu parfüme özel bir kararım değil, genelde değişik kokular kullanmayı tercih ederim.
 
 
Bitti gidiyor bölümümüz burada sona eriyor :)
Yeni ürünler hakkındaki sohbetlerimizde buluşmak üzere...
 

27 Ocak 2015 Salı

Dağ Kekiği

 
Kilo değil onlar ödemdir ödem dedik ve bir çay demledik, adı kekik :)) Benim akşamdan içip sabaha kilo verme yöntemim. Hiç şaşmaz, sabah tartıda mutlaka farkediyor.
Kekik çayını severek içiyorum. Haftada ortalama bir akşam kekik akşamımdır. 2-3 fincan içerim. Detoks, arınma, şifa...Adına her ne denirse, içince iyi hissettiren bir çay.
Anadolu'da yanılmıyorsam 30'un üzerinde kekik cinsi varmış. Yöreden yöreye değişiyor kekik aromaları ve şekilleri. ancak benim çayını demlediğim cinsi, dağ kekiği diye bildiğimiz kekik. Yani o bifteklere, köftelere katılan tomurcuk kekik değil, sivri sivri küçücük yaprakçıklardan oluşan koyu yeşil renklisi.
Resmini çekmemişim... :))) İnsan bir fotoğraf koyar değil mi... Hah İşte bu!
 
 
Demliyorum ve içine bir kaç damla limon...Ya da dilim halinde de atabilirsiniz içine.
 
Yurdumuzda kahvehanelerde ve kamu kurumlarındaki çay ocaklarında kekik çayı içilen bir ilçe tanımış oldum şu ömrümde. Simav... Belki başka yerlerde de vardır bu kültür bilmiyorum ama Simav'da kekik, siyah çay gibi çok talep gören bir sıcak içecek. Normal ince belli bardaklarda, içinde üçgen küpler halindeki limonla servis ediliyor. ''Çiçek içer misin?'' dediklerinde hiiiiç şaşırmıyoruz ve kekik çayının kastedildiğini anlıyoruz ve afiyetle içiyoruz... :)
 
 
Kekik tadındaki sohbetimiz de bu kadar...
Tepsimizin hayranları varmış, hemen tam sayfa posterini yayınlıyorum :)))
 
 
Jazz Cafe... :)))
 
 

26 Ocak 2015 Pazartesi

Doğadan Ayvalı Ihlamur


Taşınıyoruz, her yer birbirinde... Mola verince Doğadan'ın Ayvalı ıhlamur paketini açıp seramik demlikte demledim. Dağınık eşyaların ve anıların arasında ve tabi bu soğukta sıcak bir molaydı...
 Poşet çay içmek çok tercih ettiğim bir şey değildir normalde ama böyle telaş zamanlarında ve kış soğuğunda iyi gidiyor.

Ayvalı ıhlamuru çok beğendim. Tam kış çayı... Tadı kokusu güzel...
 
 
İşte buyrun...
 
Başka aromalarla, başka başka çaylarla tekrar buluşmak üzere... :)))
 
 

21 Ocak 2015 Çarşamba

Safranbolu Kahve Takımı

 
Son yıllarda moda olan bu döküm kahve takımlarına bayılıyordum. Pek çok yerde satılmasına rağmen kimileri orijinal olmuyor maalesef. Kaliteli bir takım almak istiyorsanız biraz araştırma yapmalısınız. Çok hafif ve kalaylanmış bakırdan yapılanları tercih etmenizi önermem. Biraz ağır ve döküm olmalı.
Çünkü bakırlar
kahvenin sıcağıyla aşırı ısınıp kulpundan tutulamayacak kadar sıcak oluyor. Döküm ve ağır olanlar ise hem gerçek işlevi olan, kahveyi soğutmama işini çok iyi yerine getiriyorlar hem de kulpları tutulamayacak kadar ısınmıyor. Zaten görünümleri bile çok daha asil oluyor.
 
Ben nihayet bir Safranbolu gezisinde aradığım mükemmellikteki takımı, pek çok seçenek arasından seçip alma imkanını yakaladım. Çok yerde var evet ama benim aldığım mağaza sadece bu kahve takımları üzerine çalışan bir mağazaydı ve sayamayacağım kadar çok çeşidi vardı.
 
 
 
Bu takımların, 6'lısı veya 2'lisi olmak üzere pek çok çeşidi bulunuyor. Renk seçenekleri ise altın sarısından, gümüşüne, bronz görünümlüsünden platin görünümlüsüne... Modeller, desenler o kadar çok ki seçmek için epeyce düşünmeniz gerekiyor.  Hatta kapaklı döküm takımların, genellikle Türk kahvesi için olanlarını görmeye alışmışızdır, burada nescafe için olanları da vardı. İşim çok zordu :))
Ben bunları seçtim...
 
Bir de geçenlerde bir arkadaşımız Şanlıurfa'dan hediye olarak bu döküm takımların bir başka modelini yollamıştı. Onu da burada paylaşacağım...
 

20 Ocak 2015 Salı

FLORMAR Alışverişi

 
Uzun zamandır ihtiyacını duyduğum pek çok ürünü bir arada, Flormar'ın sitesinde indirimde bulunca ve internet alışverişi konusunda diğer blogların memnuniyetini gözlemleyince bir de ben deneyeyim dedim... Flormar'dan ilk siparişimi vermiş oldum. Paketi açar açmaz fotoğrafladım tabi :)
Neler mi var???


Fotoğraftakiler az bir kısmı. Bir hediye oje ve bir de numune kremle birlikte toplam 15 adet ürün var aslında.
 
Hepsini tek tek tanıyacağız ama önce bir bakalım kutuda neler var:
 
1.Deluxe Multiefect Powder DM02-Vanilla&Beige multic. Yanlışlık olmasın diye faturadan bakıp yazıyorum. Çok efektli pudrası Flormar'ın. Oh be biraz sadeleştirelim :)
 
2.Fusion Baked Eyeshadow FB01 Cloud in the Sky. Fırınlanmış tekli göz farı. Harika bir renk...
 
3.Lip Care-Passion Friut. Flormar'ın meyveli dudak balmlarından lila renklisi yani bunun benim açımdan anlaşılır hali :))
 
4.Crazy Look Mascara- Yellow. Evet o çılgın rimellerin cırtlak sarı olanından! Bayıldım buna!
 
5.Waterproof Lipliner-218Stylish Lilac. Nihayet lila renkli dudak kalemi buldum! Üstelik suya dayanıklı!
 
6.Passionate Dots Stylo Lipstick PD24. Dudak kalemine en çok uyum sağlayan muhteşem ruj...
 
7.Metallic Eyeshadow A001 Silver Storm. Metalik gümüş renkli tekli göz farı.
 
8.Eyebrow Pencil-401 Beige. Kaş kalemlerinden en açık renkli olanı. Bej...
 
9.Orange Code Erkek Deodorantı
 
10.Green Code Erkek Deodorantı
 
11.Red Code Erkek Deodorantı
 
12.Black Code Erkek Duş Jeli
 
13. Gray Code Erkek Duş Jeli
 
14. Advice Timeless Antwrinkle Day Cream Sachette- Gündüz Kremi Numnesi
 
15. Satin Matte Nail Enamel GS10 Curry- Saten mat görünümlü hediye oje.
 
Kargo ücreti ödemeden toplam 51,30 Tl'ye mal oldu tüm bunlar. Aldığım ürünlerin hepsi indirimdekilerden olduğu için hesaplı bir alışverişti.Üstelik kargom hiç gecikmeden ve sorunsuz geldi.Flormar'ın online alışverişinden memnun kaldım.
 
 
Deneyimlerimi paylaşacağım, takibe devam... :))
Flormar'ın sitesine göz atmak isterseniz burada.
 

16 Ocak 2015 Cuma

Tchibo Kış Temalı Alışveriş!

 
:))) Komik komik şeyler yapıyorum kendi çapımda... Bu da Tchibo alışverişimin karlı kışlı sunumu :) Yok yok göründüğü kadar vahim değil durum. Durun fotoğrafın orjinaline bakın da, ne aldığımı da net olarak görün bari...

Bir adet kürklü uyku maskesi, bir de siyah bere...
 
 
Uyku maskesinin arkası böyle... Yastık kısımlarını dışa doğru kıvırıp göz altlarına denk getiriyoruz. Böylece maske göz yuvarlaklarına baskı yapmamış oluyor. Uyuduğunuz ortam ister aydınlık ister karanlık olsun, maske sayesinde gözleriniz tam karanlığı deneyimliyor ve uykunuz da deliksiz oluyor.
 
   Sağlık için zifiri karanlık diye nitelendirebileceğimiz ortamlarda uyumak gerekiyor. Beyindeki hipotalamusun isteği bu yönde :)
Ama söyleyeyim, maskeyle gerçekten uyku kalitesinde farklılık oluyor, tavsiye ediyorum. Şu dört tane sert sünger de kulak tıkaçları. Maskenin hediyesi. Ama tıkaçları kullanmıyorum. Yok daha neler, uçakta uyumuyorum ya :)))
 
 
Siyah bere ihtiyacım vardı. Nasıl? Şeker değil mi??
Siteye göz atmak isteyen olursa, buyrun buradan! :)
 

Adidas Duş Jelleri

 
Bir kampanyadan aldığım ve nihayet kullanma sırası gelen Adidas duş jellerini yakından tanıyalım :) Çok çeşitli duş jeli markası var malum... Her birinin değişik özellikleri...

Adidas'ın bu konuda benim için yeri ayrı açıkçası. Benzersiz ve kalıcı kokularıyla favorim...
 
 
Sol baştaki şeffaf pembe görünümlü olan duş jelinin sloganı ''Relax'' :) Çiçek buketi kokusu  ile rahatlatıcı özelliğe sahip. Üzerinde meditasyon yapan bir bayanın resmi var. 
Ortadaki ''Smooth''... İçerisindeki mikro tanecikleri ile hassas peeling özelliğine sahip bir duş jeli. bunun kokusu, çiçek buketlinin aksine yok denecek kadar az...Hatta ne kokusu olduğunu söyleyemiyorum bile bu nedenle. Duş jelinde yoğun parfüm kokusu istemeyenler için iyi bir seçim olabilir.
Açık mavi olan ise ''Fresh''. Çok hoş fresh ve insanda spor yapma isteği uyandıran sportif bir kokusu var :))) Spor yapma isteği uyandıran duş jeli :)
 
 
Benim favorim ise işte bu! Meditasyon yapma isteği uyandıran duş jeli :)))
 

Elma Desenli Süzgeçli Kupa ve Ada Çayı


 
Şöyle sağlıklı bir şeyler yiyip içelim, toksinleri atalım dedim :)) Ada çayı ve yeşil elma ikilisi uygun göründü gözüme. İri yapraklı bitki çayı demleyecekseniz süzgeçli porselen kupaları tavsiye ederim. Çok pratik oluyor. Ama eğer...


eğer küçük taneli çay demleyecekseniz bu kupaları kullanmanızı önermem.
  
  
Çünkü rezene, lavanta, kekik gibi bitkiler minik olduklarından, kupanın porselen süzgecinden kaçabilirler. Ya da demleyin, birkaç tane kaçıversin, ziyanı yok :))
 
Yeşil elmanın çok faydalı olduğunu duymayan yoktur. Özellikle de zayıflatıcı ve toksinlerden arındırıcı etkisini... Ada çayı ise ruhsal halimizi iyileştirici, enerji bedenlerimizin titreşimini yükseltici etkisiyle bilinir. Hatta Kızılderililer ada çayı yapraklarını tütsüleyip ortamdaki negatif  enerjileri dağıtırlarmış. Ev temizliğinde de ada çayından bir miktar kullanılarak, kötü enerjilerden arınma sağlanabilmekteymiş. Bu tür özellikleri olan bir bitkinin çayının, eminim ki insan bedeninde çok daha güçlü sonuçları olacaktır.
 
Ama uyarmalıyım, günde iki fincandan fazlası tavsiye edilmiyor. Ayrıca östrojen hormonundaki yükseltici etkisi nedeniyle hamilelerde kullanımı sakıncalı olabilir.
  
  
Şifalar...
 

14 Ocak 2015 Çarşamba

Oriflame Alışverişi

 
Neler var bir bakalım...Görüntüye aldanmamak lazım, bu fotoğrafta iki adet yüz maskesi, iki adet sürme göz kalemi, iki adet Volare parfüm ve bir de el kremi var :) Bugün geldiler ve hemen fotoğraflarını çektim. Ayrıntılı bakalım hadi... :)))


 
Yüz maskesi, Oriflame'in Essentials serisinin kış mevsimine özel çıkardığı bir ürün. Böyle her biri 6 ml'lik paketlerde olmak üzere iki tane. Essentials'ın kış mevsimine özel çıkardığı bu seri nem odaklı. Dudak balmı, yüz maskesi ve yüz kremi'nden oluşuyor. Kullanılacak çok kremim ve dudak balmım olduğu için bu ürünleri almadım. Yalnızca nem maskesine ihtiyacım vardı. Seri olarak alıp fotoğrafını çekmek isterdim açıkçası :))
 
 
 
Multi-Vitamin kompleksi ve cadı fındığı (macadamia nut) yağı içeriyormuş bu seneki kış serisi. Daha önceki senelerde, Essentials'ın kış serilerine ait kakaolu yüz kremlerini çok beğenmiştim. Yağlıydı ve hakikaten nemlendiriyordu.
 
Bunlar da sürme göz kalemleri...Yani Kajal Eye Liner'lar...Değişik serilerden olduğu için ambalajları farklı. Ruj sanmıştınız bunları değil mi :)
 
 
Pembe olanı, Oriflame'in yeni çıkardığı The One Makyaj Serisi'ne ait bir eye liner. Siyahı,grisi ve laciverti arasından gri olanı seçtim. Smoky Charcoal...
 
 
İşte sürümü de böyle...
 
 
Yumuşacık ve rahat sürülüyor. Sürdükten sonra ürünü muntazam tutan bir yapısı var. Yani hem yumuşacık ve kolay sürülüyor, hem de dağılıp bulaşmıyor. Teknolojisi harika!
 
 
Bu da Kajal Eye Liner, ama Oriflame'in önceki makyaj serisine ait. Morun en güzel tonu. Mystic Purple...
 
 
Sürüm konusunda Smoky Charcoal kadar kaliteli değil. Açıklı koyulu, homojem-n olmayan bir sürüm çıkıyor ortaya. The One serisi bu konuda daha iyi kesinlikle.
 
Gelelim Volare'lere...
 
 
Volare Edp Oriflame'in, kokusunu çok beğendiğim bir parfümü. Yıllardır aklımda, bir türlü kısmet olmamıştı. Böyle çanta boyu, 15 ml'lik küçük şişelerde görünce, o gün bugündür dedim :) Pudramsı yumuşak kokusuna bayıldım. Gül notaları ve pudranın (benim tanımımla) muhteşem uyumu...Şeftali, gül ve leylak notaları içeriyormuş (katalogdan baktım şimdi:) Bence pudramsı kokuları sevenlerin hoşlanacakları bir koku...
Tüm parfümlerin küçük şişelerde satılması taraftarıyım. Hem daha ucuz olur, hem de fazla bunaltmadan biterler. Hem kolay taşınırlar, hem de az yer kaplarlar. Hem deeee daha çok parfüm denemiş oluruz :)))
 

Bu da, bugüne kadar genelde rujlarını tanıttığım You Dazzle serisine ait bir el kremi. Hafif yapılı ve soft bir krem. Hoş, çiçekli bir parfümü var. Oriflame el kremlerini genel olarak beğeniyorum.
 
Oriflame alışverişimiz bu seferlik bu kadar. Yepyeni ürünlerle tanışmak üzere...
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...