31 Aralık 2014 Çarşamba

Momami,Chocolate Country

 
 
 
 
Yeniyıl akşamında kahve ve çikolataya yatırım yapacağımdan bahsetmiştim. Akşamı bekleyemedim :)) Küre Dağları'na kar yağmışken, A101'e gelen Choco Rocks'larımla şöyle bir şekil yapalım dedim...Ne de olsa onlar da üzerlerine kar yağmış dağ görünümlü çikolatalar...Ve çok tatlılar...
 

  
 
Momami, Chocolate Country diye bir Alman markası. Alman çikolataları çocukluğumuzdan beri hep hayallerimizi süsler zaten. Hansel ve Gratel'in çikolata ve şekerlemeden yapılma masal evlerinin diyarı ne de olsa... Neyseki artık adını bile duymadığımız yabancı çikolatalar yeniyıl teması olarak da olsa marketler tarafından, küçücük ilçelere kadar getiriliyor. Ve şu karlı dağlar, değişik tatlardan mahrum kalmıyor.
  
 
Bir de böyle çekelim :))) Oyuncak yaptım resmen çikolatayı :)) Bu, Choco Rocks'ın Torrone Zarbitter versiyonu. Yani bitter çikolatalısı... Bir de bunun Torrone Vollmilch'lisi var, yani anladığım kadarıyla bolsütlü. Anlamadım ya neyse... :))
 
 
O da işte bu... Açmaya kıyamadım kusura bakmayın. Sonra bir ara çeker, resmini koyarım. Şimdi hepsi birden ortaya düşmesin, biter gider hepsi birden :)))
 
A101'lerde kaldıysa koşun yetişin! :)))
 

30 Aralık 2014 Salı

Diadermine Yüz Kremleri

 
  
Piyasadaki Diadermine markalı yüz kremlerinin kafa karıştırıcı şekilde çok çeşidi olduğunu mutlaka farketmiş olmalısınız.  Bunların arasında, cildime en uygun olan ve en beğendiğim iki tanesini burada bulabilirsiniz.
  
 
En arkadaki kutu da sağdakiyle aynı. İkili halde satılıyorlardı. %50 kampanyasında iki kutu 13.500 gibi bir fiyata geldi. Kuru ve hassas ciltlere özel olduğu için tercih ettim. UVA/UVB filtreleri olduğu için gündüz kremi olarak kullanılmaya uygun.  Sürüldüğünde yüzünüzü belirgin bir şekilde tutuyor, öyle uçucu kaçıcı bişey değil formülü. Bu benim için önemli bir özellik. Yoğun kremleri seviyorum. 
 
Soldaki ise, anti aging özellikleri ağır basan bir Diadermine kremi. Bunu da çok seviyorum. Kırışıklarla mücadele ediyor (henüz olmasa da olmasını engellemek için :). Bunu Bir Rossmann alışverişinden sonra kasada elime tutuşturup bilmem kaç liraya almak ister misiniz diye sormuşlardı :)) 5 tl idi yanlış hatırlamıyorsam... E ben de kabul ettim :))  Bu ürün normalde çok daha pahalı bildiğim kadarıyla... Bundan da çok memnunum. Diğerine göre daha hafif bir sürümü var, daha soft. 
 
Kremleri seviyoruuuuz!
 

  
Diadermine kremlerini alırken kutularının size yardımcı olması için şu kısımlarını karşılaştırın
 
 
Burada ''yaşlanma karşıtı'' olduğu vurgulanmış mesela...Bu, soya özlü olan soldaki kremin ambalajı.
 
 
Bu da diğer krem...Kuru ve hassas ciltler için olduğu vurgulanmış.  
Keyifli sürmeleeeer :)))
  
Diadermine göz makyajı temizleycisi burada.
 

DIADERMINE Ailesi

 
 
Diadermine'in nemlendirici sütü, yüz kremleri, göz makyajı temizleyicisi ve yüz yıkama jeli... bu markayı yeni yeni tanıyor ve kullanıyorum. Bakalım beğenmiş miyim... :))
  
  
İlk keşfettiğim ve kullanmaya başladığım Diadermine ürünü bu süttü. Makyaj çıkarma amaçlı almıştım ama sonradan, makyaj yapmadığım zaman da yüzüme pamukla sürebildiğimi ve bu haliyle çok sevdiğimi farkettim.
 
 Yüzüm, krem sürülecek kıvamda değilse (yani yüz yıkama jeliyle temizlenmemiş ve tonikle silinmemiş) bu sütle siliyorum. O sırada kremin yerini tutacak bir nemlendirme sağlıyor. Kokusu ve verdiği güzel his bende, kaliteli bir ürün kullandığım izlenimi yarattığı için Diadermine'in kremlerini de merak ettim. Onlarla tanışmam da böyle oldu.

Deniz mineralleri içeren Yüz Yıkama Jeli 'nin yazısı hazır...
 
Diadermine yüz kremlerimin yazısı burada :))

Göz Makyajı Temizleme Suyu'nun yazısını  da buraya yazdım.
  

29 Aralık 2014 Pazartesi

Jacobs Monarch Millicano

 
Yılbaşı gecesini sıcacık evinizde geçirecekseniz, sıcak kahve ve çikolataya yatırım yapmanızı öneririm :))) Sizi asla yalnız ve sevgisiz bırakmazlar... Mutluluk böyle bişey... :)))
 
 
Jacobs Monarch Millicano hakkında söyleyeceğim harika şeyler var. Çünkü nescafe hazırlarken daima aradığım bir aroma var aklımda. İşte o aroma bu kahvede! Daha önce Jacobs'un gold olanını denemiştim sanırım, yıllar önce. Ama ortalama bir tat almıştım ve tekrar denememiştim.



Millicano ise, Jacobs'un özel bir çeşidi.
 
 
Resimde de görüldüğü gibi, granül kahve ve espresso çekirdeği karışımından oluşuyor. Yani öyle tek başına basit bir granül nescafe değil...
 
 
Görüntüsü böyle... Gold granül tanelerinin çok daha küçük görünümlüsü... Zaten kahvenizi içtikten sonra fincanın dibinde ince tozdan bir telve kalıyor. Bu da gerçekten çekilmiş espresso çekirdeği içtiğinizi anlamanızı sağlıyor.
 
Zamanında Nescafe markasının çıkardığı bir kahve vardı: adı da espresso'ydu...
 
 İşte de kavanozu, atmaya kıyamadığım kadar seviyorum...Tadı da muhteşemdi, bu kahvenin hastasıydım. Toz halinde espresso vardı içinde ve sıcak suya katarak nescafe gibi hazırlıyordunuz. İşte Millicano'nun tadını bu kahveye benzettiğim için çok seviyorum. Birebir aynı değil ama Türkiye'deki kahve sektöründeki çeşitsizlik arasında büyüüüük bir boşluğu dolduruyor bence.
 
Ve bunlar daaaaa...
 
 
Yılbaşı akşamında kahvenin yanında yiyip de mutlu olacağım çikolatalar :))
Bir de böyle bakalım...
 
 
 Çatlayana kadar yiyip çocukluğumu yaşıycam :)))
 

28 Aralık 2014 Pazar

Pazar Kahvesi

 
Pazar günü evde kahve ve kitap... Mutluluk başka nerden bulunur bilmem, ama ben buldum. Dışarıda yağmur, evde kahve kokusu...İşte hepsi bu...
 
 
Amasra tepsisi, Kahve Dünyası fincanı ve kahve yanı çikolataları... 
Keyifli Pazar'lar diliyorum...
 

27 Aralık 2014 Cumartesi

%50 Cicileri ve Neutrogena Kremler

 

Yılbaşı indirimleri her yerde...Bunlar da yüzde elli indirim cicileri :)) Hepsiyle tek tek tanışacağız... Önce Neutrogena kremden başlayalım.
 
Hem havaların soğukluğuna uyum sağlayan bir paylaşım olsun, hem de Neutrogena'nın evimizdeki diğer üyesiyle de tanışmış olun...
 
 
Alttaki yeni olanı, üstteki ise bol bol kullanılmış ve yarısı bitmiş olanı...:) İkisi de ünlü Norveç formüllü Neutrogena kremleri...  Birtakım ortak özellikleri ve birtakım farklılıkları var.  Benim en sevdiğim ortak özelliği, bu iki kremin de hem el, hem yüz, hem de vücut kremi olmaları...
El kreminin, vücut losyonunun ve yüze sürülen kremin ayrı olmasının en büyük zorluğu seyahatlerde ortaya çıkıyor. Hepsini bir arada içeren bir ürün, ayrı ayrı bir sürü tüpler, kavanozlar taşımaktan iyidir.
 
Yüzüme her kremi kullanamıyorum maalesef. Cildim kuru olmasına rağmen pek çok nemlendirici alerji yapıyor. Neutrogena'nın bu kremlerini yüzüme çok rahat kullanıyorum, hissi de çok güzel... Çok seviyorum...
 
 
Farklılık ise, küçük ve beyaz olan kavanozdaki krem yoğun bakım kremi, yani diğerine göre daha hafif etkili.Üzerinde ''rahatlatıcı'' yazıyor. Mavi kavanozdaki ise intensive balm... Yani çok daha nemlendirici etkili ve üzerinde ''besleyici'' yazıyor. Bendeki beyaz kavanoz küçük olanından, 200 ml. Mavi olan 300 ml...
 
 
Kıvam olarak her iki krem de çok benzer. Daha çok nemlendirme iddiası olan çeşidi de yaklaşık olarak bu beyaz yoğun bakım kremi gibi. Yine de olmuşken en iyisi olsun diyorsanız, mavi ambalajdaki... :)))
  
Ojelerim de güzelmiş :)))
 

26 Aralık 2014 Cuma

Clinique Ruj

 

Ruj hastalarına gelsin bu da... Clinique rujları kalite ve ton açısından makyaj meraklılarının gönlüne hitap ediyor. Tanımlamam gerekirse ruj gibi ruj...
 
 
Elimdeki Clinique- Blushing Nude... Gerçekten hem pembemsi allık tonu hem de nude kahvesi karışımı. Mükemmel ton...
  
  
Sürümü saten yumuşaklığında. Üzerinde ''long last'' yazıyor, yani kalıcı. Ama kullandığım için söyleyebilirim ki kalıcılığı orta düzeyde. Yani hemen silinip gitmiyor ama kalıcılık iddiasında bulunacağı kadar da sabit değil. Ama güzel... Rengi muhteşem...
  

Çaylaaar! Ve Çay tarifim :)

 
Çaylar çaylaaaarrr... Çeşit çeşit, cici cici çaylaar... Hepsini tek tek tanıyacağız merak etmeyin :) Benim akşam çayı tarifimi verecektim, sözdü, unutmadım... Kış için özel olarak da düşünülebilir, çünküüüüü....
 
  
Öncelikle demliğinize resimdeki gibi iki kürek siyah çayı koyuyorsunuz. Normal siyah çay işte...Bergamot falan aromalı olmasına gerek yok, olmasının zararı da yok... Üç tane karanfil tanesi, 3-4 tane karabiber tanesi (el alttaki), tarçın kabuğu (çok çok küçük bir parça) ve tamamen tercihe göre frenk üzümü kurusu (sol baştaki).
 
 Karanfil tanesini 3 yerine beş koyarsanız keskin karanfil aromasının tüm çayınıza hakim olmasına izin vermiş olacaksınız. Onun için ne tarçın, ne karanfil ne de karabiber konusunda fazla cömert davranmamanızı tavsiye ederim. Her biri keskin aromalı kökler ve baharatlar çünkü :))
 
Frenk üzümü ya da İngilizcede Blueberry olarak bilinen bu minicik ilginç şeyleri bulmak güç olabilir. Ben Amasra'daki organik köylü pazarından bulmuştum. Zaten siyah çayın içine atıp demlemek de nereden estiyse bana, onu da bilmiyorum... :))) Lacivert çay içmek mi geçti aklımdan, kim bilir... Ama söyleyeyim, ne çayınıza renk verecek, ne de farkedilir bir tat...Onun için katsanız da olur, katmasanız da...
  
  
Tarçın dediysek abartmayalım, bir kabuk tarçının, üşenip de sakın ola hepsini koymayın çaya. Kırılmış şu küçük parçalardan bir veya ikisi yeterli...Gerçekten... :))
  
 
O kadar uğraştık... Buyrun afiyet olsun...:)) Ben bu çayı çok seviyorum. Sade çaydan en fazla iki fincan içebiliyorsam, bundan 4-5 fincan...O kadar yani. Özellikle kış akşamlarınızda içinizi ısıtacak harika bir karışım....
 

25 Aralık 2014 Perşembe

Yılbaşı Kupası ve Ağaç


   Starbucks Coffee'nin yılbaşına özel çıkardığı Yılbaşı kupasıııı! Tamam heyecanlanmayın bu sene çıkarmadı bunu. 2009 yılında çıkarmıştı yanlış hatırlamıyorsam :)) Ama kupa işte... güncelliğini kaybedecek hali yok... Büyük ve çok güzel görünümlü (daha ön yüzü var) olduğu için kapuçino hazırlamak için çok ideal...
  
  
Starbucks'ın kendine has karton bardaklarını andıran bu kupa porselen... Çok seviyorum...:)) 
        Bu, ağacımızın süslemeleri tamamlanmış son hali...
 
 
Ama süslemesi tamamlanmamış olmasına rağmen güneş ışığı vurmuş şu hali çooook daha güzel...
 
 
 Değil mi??? :))))
 

24 Aralık 2014 Çarşamba

Dokuzlu Çay ve Aşırı Büyük Kupa :)

 

Doğadan çaylarının değişik bir üyesi daha... Bu çay, adından da anlaşılacağı üzere 9 tane bitkinin karışımından oluşuyor. Bu bitkilerin isimlerini aşağıdaki fotoğraftan okuyacaksınız ama ben ortak özelliklerini belirtmek istiyorum. Hepsi de ödem atıcı, metabolizma hızlandırıcı ve vücut inceltici bitkiler.
 
Bu bilgiler çay kutusunda yazmıyor, benden duyuyorsunuz :)))                       
 
 
              Evet... Bitkileri okudunuz büyük bir özenle. Pek çoğunun, tek başına zayıflama çayı adı altında içildiğini de duymuşsunuzdur. Şimdi 9'u bir araya gelince 9 kat hızlı mı zayıflayacağız :))) Yok öyle bişey tabi ki...
 
     Zaten bitki karışımlarından çay hazırlarken dikkat edilmesi gereken bir husus, 3 bitkinin üzerine çıkmamaya çalışmak. Çünkü aynı ilaç etkileşimlerinde olduğu gibi, kimi bitki diğerinin faydasını engelleyebildiği gibi, kimi bitkinin de diğeriyle aynı anda kullanılması zararlı etkiler ortaya çıkarabiliyor.
 
Doğadan'ın bu çayı hazırlarken uzman kişilerle çalışmış olduğunu ümit ediyorum ve bu karışımı beğenerek içiyorum. Daha çok şifa için içilen tarzda bir tadı var. Hafifçe kekik ve tarçın tadı alıyorum... Metabolizmayı hızlandırdığı için çayı içtikten sonra çok acıkabilirsiniz, uyarayım... :))))
 
Kupa değil mi?... :))) Farkındayım çoooook büyük. Ama iyi oluyor işte, demlikti şu bu uğraşmadan 700 ml' lik (neredeyse bir litre değil mi:) çayımı demleyip bir daha da başından kalkmıyorum :)))
 
Zaten farketmişsinizdir, bardak poşetler için ortalama kupalar küçük geliyor. Suyu koyuyorsunuz, az sonra aşırı demli koyu bir renk ortaya çıkıyor. Daha çok su katasınız geliyor, kupa küçük... İşte benim gibi düşünenler için bu kupa icat edilmiş :)))  Tchibo'dan geçen sene bu kupa setini almıştım (bir de lacivert çizgilisi var bunun). 
 
   Çaylar hakkında yaptığım şu gevezelikleri, kitaplar hakkında bile yapmıyorum... Çay, muhabbete iyi gidiyor gerçekten :)))
 
 
 
     

23 Aralık 2014 Salı

Papatya Çayı


 
          Size doğal papatya çiçeklerinden papatya çayı yaptım.  Kocamaan bir kutu dolusu papatyam var. Sinirleriniz yumuşayacak, mis gibi uyuyacaksınız :)))
  
 
 French presste demledim bu defa. Tek kişilik demliyorsam poşet çay, iki kişilik demliyorsam french press, daha çok demliyorsam büyük cam demlik... Ben yolunu böyle buldum.
 
 
Doğal papatya gibisi yok. Bu çay saçlara da sürülüp parlaması ve renginin açılması sağlanıyormuş. Biz şimdilik içelim boşverin... :))
 
Ama gerçekten rahatlatıyor, o kesin. Gerçi bana bir fincan yetmiyor, iki fincan anca... Bitki çayı atasözü ne demiş: ''İki fincan bir fincandan iyidir, üç de ikiden...'' :)))) Yok, şaka maka değil, okuduğum çay kitabında yazıyordu. Tamam inanmıyorsanız bulup göstericem.
  
 
Tepsiyi merak edenler, desenini tam olarak görmek isteyenler, buyrun... :) Kafe temalı herşeyi çok beğenen ben, Tekirdağ Yeniçiftlik pazarında bunu 3 Tl'ye görür de almaz mıyım :))

   
Neyse hadi papatyalarınızı için...
 


 

22 Aralık 2014 Pazartesi

Altapharma Mucizesi

 

  Geçenlerde Rossmann ürünlerimi tanıtırken bu iki ürünü unutmuş olduğuma inanamadım. Hele ki Altapharma'nın şu vazelin kıvamlı sarı mucizesini anlatmadan geçmek büyük hata! :) Yok, gerçekten benim için mucize... Yüzümde alerjik kuruma ve kızarıklık oluyor çoğu zaman, daha çok burun kenarlarımda. Bugüne kadar denemediğim medikal ürün kalmadı. Hiçbir iyileşme belirtisi görmedim, ta ki geçen sene Rossmann'da gördüğüm bu kremle tanışana kadar...
 
Aynısefa çiçeği özlü yoğun bakım kremi yazıyor arkasında. Dudak kurumalarına ve çatlaklarına da iyi geldiği yazıyor ve bu doğru, gerçekten öyle... Ben göz çevreme de sürüyorum geceleri. Koruyucu katkı maddedi içermediği ve dermatolojik olarak test edildiği özellikle belirtilmiş. Vitamin A,E ve F içerdiği yazıyor.
 
             
 
Diğeri de aynı kremin tüp versiyonu. İçerik olarak o da aynısefa özlüymüş. Ama kıvam ve etki açısından aynı değiller, bunu mutlaka söylemeliyim. Bu kesinlikle vazelin içermeyen kuru bir krem. İçerisinde pudra mı var ne var bilmiyorum, yüzüme sürdüğümde margarin gibi donuyor ve yüzümü yakıyor. Ben kesinlikle vazelin kıvamlı büyük kavanozu tavsiye ediyorum. Bu kıvamdaki kremlerden ve balmlardan  korkmayın. Yağlı hissi ne kadar rahatsız edici olursa olsun, kuru ciltlerin gerçek ihtiyacı ve kurtarıcısı bunlar. Özellikle de soğuk kış günlerinde...
     
250 ml'lik bu devasa kavanozu kolay kolay bitiremezsiniz. Yanınızda taşımak için, daha önceden kullandığınız ve boşalmış olan küçük balm kutucuklarına doldurun. Ama dudaklardaki etkisine inanamayacaksınız :))
 
 
 

Yılbaşı çayları!

 

        Bunlar evin yeni yıl hediyeleri. Kendi kendine hediye almış :)) E peki çay nerede??? İşte sürpriz bu...:)))
  
         
Beta çay, yılbaşına özel bir güzellik yapmış. İç içe geçmeli üç teneke kutudan oluşmuş bu çay serisini çıkarmış Her bir kutuda değişik bir poşet çay çeşidi var. Ne çayları mı??? Merak, merak... :)))
   
 
İşte bunlar... İsimleri mi? Tamam...
 
                 
                 Earl grey, yeşil çay ve seçkin kaliteli siyah çay diyor... Denicez bunları denicez birlikte buradan :))) Migros'ta vardı bundan. 19.90 Tl idi fiyatı da. Valla kullanacak 20 TL'lik puanımız vardı onunla aldık diye hediyeden sayıyorum. Bu da benim tesellim...:)))))
 
        Ağacı henüz çok özenli süslemediğim için tam göstermiyorum :)


 

Muffinlerim...


                     Muffin tarifimi vereceğimi söylemiştim. Sözümü unutmadım. Üstüne istediğiniz kremayı, sosu sürebilir, süsleyebilirsiniz. Veya sade de yiyebilirsiniz. Sade yiyecekseniz sıcakken yiyin bence, en güzel hali böyle çünkü :)))
 
 Malzemeler: 
             
- Yarım subardağı şeker
- 2 yumurta
- yarım su bardağı süt
- yarım su bardağı sıvı yağ
- vanilya
- yarım paket kabartma tozu
- 1 su bardağı un
  
Yapılışı:
               Şeker ve yumurtaları çırpıyoruz. Hafif köpük kıvamı elde ediyoruz. Sütü, sıvıyağı ve vanilyayı katıp çırpmaya devam ediyoruz. Unu ve kabartma tozunu da katıp çırptıktan sonra yağlı muffin kalıplarına döküyoruz. Bu tarifin içine istediğiniz meyve kurusunu katabilirsiniz. Ya da kakao ve damla çikolata katıp çikolatalısını yapabilirsiniz. O da güzel oluyor.
 
 
 
 
 Burada hamurun sıvı kıvamda olduğunu görüyorsunuz. Ama 17 dakikalık pişirmeden sonra  gayet güzel oluyor (muffin makinesi için bu süre.Önceden ısıtılmış 200 C'lik fırında da 14-15 dk yeterli olacaktır)
 
 
 
 
İşte bu kadar, afiyet olsun...
 
 
 

21 Aralık 2014 Pazar

Büyülü Bohça-Chai

 
 
Doğadan'ın Büyülü Bohça serisinden, Roobios Vanilyalı'dan sonra sıra geldi ''Chai'' ye... Kutuda baharatlı karışık bitki çayı diyor. Gerçekten ilk yudumda hafif bir karabiber tadı alıyorum.
 
 
Şu an dışarıda çok güzel bir yağmur var. Damlalar tıpır tıpır cama vururken baharatlı, sıcak bişeyler demlemek istedim. Bu defa üstü minik bir demlik, altı da fincan olan bu poşet çay demliğini kullandım.
  
  
Aynen bardakta demler gibi demliğin içine sarkıtıyoruz çayı. Kapağını da kapatınca, buharı kendine kalıyor ve hemen soğumuyor. Ayrıca demliğin haznesi kupadan büyük olduğu için, kupam boşaldığında biraz daha doldurabiliyorum. Bu arada büyülü bohçaların kendine has kullanılma tekniği var. Bu büyülü bohça etiketi, demleme işi bitince poşeti kıstırıp sıkma amaçlı kullanılacak. Kutunun üstündeki çizimleri inceleyin mutlaka.
 
Yağmurun güzelliğine bakar mısınız...
  
 
                         Chai 'nin içerisindeki baharatların listesini kutudan okuduğum şekliyle yazıyorum: %49 baharatlar ( tarçın, zencefil, karanfil, kakule, rezene, karabiber), siyah çay, roybos,aspir, aroma verici. 
                  Gelelim yorumuma... Öyle çok baharatlı ağır bir çay değil, oldukça hafif. Tadı ve kokusu Roobios vanilyalınınki kadar muhteşem değil bence, yani onunla kıyaslayacak olursam... Ama kendi çapında değişik, güzel bir çay.  Baharatlı çaylar kış mevsimine, soğuk havalara çok yakışıyor. Tam bir kış çayı Chai...
 
 
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...